Teknoloji Tarihinin Mimarları

Bir bireyin bilimi kavraması, algılaması sonsuz bir çaba ve emek ister. Okunacak binlerce kitap, alınacak yüzlerce ders…  Peki bilim hakkında zaten sahip olduğumuz bu bilgi deryasını hayatımıza katmak bile bu kadar zor iken, bu bilgi ve olguların insanlığa kazandırılması nasıl gerçekleşti? Newton, Einstein gibi isimlere teşekkür etmemiz gerektiğini düşünebilirsiniz fakat teknoloji ve bilim tarihi bu isimlerden mi ibaret? Gelin bugün bu satırları okuduğunuz cihazınızın varlığına katkısı olan bazı unutulmuş isimleri hatırlayalım

  1. James Clark MAXWELL Kimdir?

Özellikle elektrik ve manyetizma alanında çığır açan James Clark Maxwell fizik biliminin en önemli isimlerinden biri.

1831 doğumlu Maxwell elektrik ve manyetizma arasındaki bağın çözülemediği ve elektriğin hala gizemini koruduğu bir dönemde elektrik ve manyetizmanın arasındaki ilişkiyi Maxwell teorileri adını verdiği 4 teorem ile açıklayarak adını tarihe kazıdı. Bunlar sırasıyla;

  • Guass Manyetik Yasası,
  • Gauss Elektrik Yasası,
  • Faraday Yasası,
  • Ampere.

Einstein Maxwell için Newton’dan sonra fizik biliminin en önemli ikinci bilim insanıdır dedi.  Ne denli büyük bir isim olduğunu anlamak için bu açıklamanın yeterli olduğu James Clark Maxwell 1879 yılında hayata gözlerini yumdu.

2. Alan Mathison TURING Kimdir?

Almanların gizli iletişim sistemi Enigma’yı çözen, savaşın gizli kahramanı Alan Turing.

1912 doğumlu Turing hem başarıları hem de akıl almaz hayatı ile film gibi bir hayat yaşadı. Sherbone Üniversitesinde eğitimine başladıktan sonra Cambridge’de akademi üyesi olarak eğitim alan Turing temel düzeyde yapay zeka teknolojisi hakkındaki yazıları ile adını, bilim dünyasına altın harfler ile kazıdı. Bu başarısından sonra İngiltere Hükümeti tarafından işe alınan Turing, daha çalışmalarına başlayamadan ikinci dünya savaşı patlak verdi.

Enigma şifreleme nedir?

Dünya savaşında Naziler sahip oldukları iletişim sistemi ile savaşı domine ederken Enigma adındaki bir sistemi kullandılar. Bu sistem o güne kadar yapılmış en iyi şifreleme metodlarından biri olarak görülmekteydi. Nazilerin şifreli mesajları çözülemediği için savaş kaybedilmekteydi. Birçok uzman bu şifreleme yöntemini çözmek için çalışsa da başarılı olamadı.

Enigmayı deşifre etmek için göreve alınan Turing farklı bir yöntem geliştirdi. Böylece Turing savaşın gizli kahramanı oldu. Fakat savaştan sonra hükümete dair çok fazla gizli bilgisi olduğu için, hükümet tarafından görmezden gelindi. Üstüne bir de eşcinsel olduğunun ortaya çıkması ile herkesin nefret ettiği bir isim haline geldi ve bilim dünyasının en önemli isimlerinden olan bu dehşet verici zeka siyanürlü bir elma yiyerek intihar etti ve 1954 yılında hayata gözlerini yumdu.

3. Frank DRAKE Kimdir?

Dünya dışı istihbarat arayışının kurucusu astronom ve astrofizikçi Franke DRAKE.

1930 doğumlu Frank DRAKE yüksek lisans eğitimini Harvard’da aldı. Harvard’dan önce donanmada bulunan DRAKE’in hayali uçak mühendisliği alanında çalışmaktı. Fakat daha sonra mühendislik fiziği alanına yöneldi.

Peki Frank DRAKE’i bu kadar önemli yapan şey neydi?

1961 yılında yayınladığı Drake denklemi ile etrafımızdaki dünya dışı medeniyetlerin var olabilme ihtimallerini hesapladı. E=mc2 gibi ikonikleşen bu denklem tişört ve şapka gibi ürünlere basılarak popülerleşti. Samanyolu haritasını çıkarması, Venüs’ün atmosferini analiz etmesi gibi çarpıcı başarılar ile o da tarihin unutulmaz isimlerinden biri oldu.

Drake 1970 yılında uzaya yolladıkları araca dünya haritası ekledi. Fakat Drake’in daha sonra şu şekilde bir açıklama yapmıştır; ‘Bunu yaptığıma pişman oldum, o zamanlar dünya dışı varlıkların iyi niyetli olduklarını düşünüyorduk ama sonuçta bu kesin değil ve haritayı uzaya yollamak büyük bir hata ve tehlikeye yol açacak bir durumdu.’ açıklamaları ile de akıllarda kalmaya devam ediyor.

4. Heinrich HERTZ Kimdir?

Elektromanyetik dalgalarının varlığını kanıtlayan bilim insanı, Heinrich Hertz.

1857 yılında Hamburg’da dünyaya gelen Hertz, Berlin Üniversitesinde lisans eğitimini aldı. 28 yaşında da Bonn Üniversitesinde Profesörlük ünvanına layık görüldü. Ruhmkoff Bobinini tasarlaması ve elektromanyetik dalgaları açıklayarak, ses dalgası ile olan farklarını ortaya koymuştur. Bu sebeple bilim dünyasının unutulmaz isimlerinden biri oldu.  Bu çalışmaları ile radyo, GPS, cep telefonu, Wifi ve sanal güvenlik duvarı gibi birçok sistemin temelini kurdu.

İsmi Ay’a Yazılan Bilim İnsanı

Ay’daki bir kritere adının verilmesi, Alman pullarına basılması gibi birçok onur ödülüne layık görülmesi ile birlikte birçok akademik ödül alan Heinrich Hertz, 36 yaşında olduğu 1894 yılında Wegener Granülomatozisi adı verilen ve kan damarlarının iltihaplanmasına sebep olan nadir bir hastalık sebebi ile hayata gözlerini yumdu.

5. Maurice HILLEMAN Kimdir?

Zamanında binlerce insanın ölümüne sebep olan bazı hastalıklar vardı. Bu hastalıklardan ön plana çıkanlar ise şu şekildedir.

  • Kızamık
  • Kabakulak
  • Hepatit A
  • Hepatit B
  • Suçiçeği
  • Menenjit
  • Zatürre

Ve bu hastalıkların önüne geçen o isim ise; Maurice Hilleman’dan başkası değildir.

1919 yılında doğan Hilleman karşımıza bilim dünyasının en önemli aşı bilimcisi olarak çıkıyor. Montana State Üniversitesinden derece ile mezun olan bu isim Chicago Üniversitesinde Mikrobiyoloji alanında doktora yaptı. Daha sonra farklı şirketlerde çalıştı. Bu çalışmalarında yukarıda bahsettiğimiz hastalıklar başta olmak üzere kırka yakın hastalık için aşı üretti. Böylece kendisi en çok can kurtaran bilim insanı olarak tarihe geçti. Bu başarısıyla başta Ulusal Bilim Madalyası olmak üzere onlarca ödüle layık görüldü. Ne yazık ki Maurice Hilleman 2005 yılında hayata gözlerini yumdu.

Gördüğünüz gibi bilim, küçük parçaların birleşerek birer yapı oluşturmaları ile oluşur. Hiçbir icat ya da keşif bir kişiye ait değildir aslında. İşte Maurice Hilleman’ın teknoloji tarihinin önemli isimleri arasında ne işi var dediğinizi duyar gibiyiz. Bu nedenle sorunuza en iyi açıklamayı yapacağız. Şöyle ki değerler tam olarak ölçülemese de Hilleman’ın kurtardığı tahmin edilen can sayısı yaklaşık 80 milyondur. Ayrıca bu nüfusun %60’ı teknoloji devlerinin vatanı ABD’ye ait. Ve işte o önemli soru:

Hilleman’nın kurtardığı canların neslinden gelen insanların şu an dünya nüfusunun 1/4üne denk geldiği tahmin edilmektedir. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda bu kahraman bilim insanın kurtardığı kişilerin önemi de vurgulanmalıdır. Hatta bu kişilerin bazılarının teknoloji tarihinin ekolü olan isimler olmadığını kim iddia edebilir?

Kısacası bilimler, tarihler boyunca birleşmeye maruz kalmış, hattâ devrimsel değişimlere uğramışlardır. ‘Bugün bildiklerimize ve yapabildiklerimize giden yol asla dümdüz olmamıştır. Daha ziyade kendi yatağını yapan ve uçları kör, pek çok yan kollu, menderesli bir nehire benzer bilim.’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir